1. HABERLER

  2. BASINDA ALEVİLER

  3. Vakit'e Göre Alevi öğrenciye dayağın perde arkası
Vakit'e Göre Alevi öğrenciye dayağın perde arkası

Vakit'e Göre Alevi öğrenciye dayağın perde arkası

Alevi öğrenciye dayağın perde arkası!İstanbul Esenyurt Ali Kul Çok Programlı Lisesi öğretmeni Zeki Yılmaz’ın, bir öğrenciyi...

A+A-

Vakit'e Göre Alevi öğrenciye dayağın perde arkasıAlevi öğrenciye dayağın perde arkası!

İstanbul Esenyurt Ali Kul Çok Programlı Lisesi öğretmeni Zeki Yılmaz’ın, bir öğrenciyi alevi diye dövdüğü ve geçersiz not verdiği iddiasıyla TBMM İnsan Hakları Komisyonu tarafından haksız yere itham edildiği ortaya çıktı. İnsan Hakları Komisyonu tarafından yeni açıklanan olay Ramazan ayı içerisinde yaşanırken, öğrencinin sınıf arkadaşları, öğretmenlerinin kimseye “Alevi misin?” diye sormadığını anlattı.

Dayak yediği belirtilen öğrenci Burak Kul’un, olayı soruşturan Milli Eğitim müfettişlerine “Hocam arkadaşıma tekme atarken bana geldi” diye ifade verdiği öğrenildi. Komisyon'un, ne öğrencinin sınav kağıdını, ne de aldığı doktor raporunun inandırıcı olup olmadığını araştırmadığı belirlendi.

OLAY NASIL GELİŞTİ?

Meclis İnsan Hakları Komisyonu tarafından kamuoyuna yansıtılan olay, İstanbul Esenyurt Ali Kul Çok Programlı Lisesi’nde yaşandı. Olay, gazetelere ve Komisyonun Raporu’na, okulun Edebiyat Öğretmeni Zeki Yılmaz’ın Burak Kul isimli 9-L sınıfı öğrencisini alevi olduğu gerekçesiyle “Elimden çekeceğin var” diye tehdit ettiği, sonra da dövdüğü şeklinde yansıdı. Haberlere göre öğrenciye alevi olduğu için geçersiz not da verilmişti. Olayın yaşandığı dönemde velinin şikâyeti üzerine ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından soruşturma başlatılırken, olay mahallinde araştırma yapan Vakit muhabirleri, iddiaların aksine olayın perde arkası ile ilgili çok farklı bilgilere ulaştı. Burak Kul’un arkadaşlarına ulaşan muhabirlerimiz, öğretmen Zeki Yılmaz’ın öğrenciyi dövmediği gibi, “Alevi misin?” diye bile sormadığı gerçeğine ulaştı. Burak Kul’un sınıf arkadaşları, sınıf öğretmenleri olan Yılmaz’ın Burak’a “Alevi misin?” diye sorduğunu duymadıklarını anlatırlarken, aynı şeyi olayı teftiş eden müfettişe de söylediklerini belirttiler. M. isimli öğrenci, Burak Kul’un, müfettişe verdiği ifadede bile “Öğretmen başka bir çocuğa ayak sallarken bana çarptı” diyerek, dayak olayını bizzat kendisinin yalanladığını kaydetti. Bu bilgilere rağmen öğrencinin 7 gün iş göremez raporu alması, hatta raporlu gözüktüğü günlerde de derslere devam etmesi şaşkınlıkla karşılandı. Zeki Yılmaz’ın hemşehrisi öğrenciye söylediği iddia edilen “Benden çekeceğin var” şeklindeki ifadenin ise hemşehri samimiyetine dayanarak, “Hemşeriysen benim dersime daha fazla çalışıp başarılı olacaksın” mantığı ile öğrenciyi gayretlendirmek amacıyla söylendiği öğrenildi. Başarısız bir öğrenci olan Burak Kul’un derslerden kötü not aldığı gerekçesiyle ailesine okulda alevi olduğu için baskı gördüğü yalanını uydurduğu okuldaki öğretmenlerin genel kanaati.

ZAFER HOCANIN ATLADIKLARI

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, öğrencinin alevi olduğu için dayak yediğini ve başarısız not verildiğini ileri sürerken öğrencinin Zeki Yılmaz’ın yaptığı Edebiyat yazılısı kağıdını hiç incelememiş. Komisyon, 7 gün iş göremez raporu alan Burak Kul’un okula kaç gün gelmediğini araştırma gereği de duymamış. Milli Eğitim tarafından yürütülen soruşturma konusunda da detaylı bilgi almadığı öğrenilen Zafer Üskül’e öğrencinin yazılı kağıdını görmesi ve doktor raporunun inandırıcılığı ile ilgili araştırma yapması tavsiye ediliyor.

Zafer Üskül, önceki günkü basın açıklamasında şöyle konuşmuştu: "Öğretmen Zeki Yılmaz’ın Ramazan ayında sebebi ne olursa olsun oruç tutmayan bir öğrenciye neden oruç tutmadığını sorması, din ve vicdan özgürlüğü ile bağdaşmaz bir yaklaşımdır. Alevilikle ilgili konuşmalardan sonra B.K.’nın öğretmenden en az bir kez dayak yediği anlaşılmıştır. Öğretmenin ‘İçinizde Alevi var mı’ sorusunun ‘din ve vicdan özgürlüğü’ ile ‘kimsenin dini inanç ve kanaatlerini açıklamak zorunda olmadığı’ şeklindeki açık Anayasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiği saptanmıştır. Bu sorunun Alevi olsun veya olmasın tüm öğrencilerde rahatsızlık yarattığı görülmüştür. Bu durumdan Alevi olan öğrencilerin daha fazla etkileneceği açıktır. Bu soru ayrımcılık yasağı ile amaçlanan toplumsal faydayı ortadan kaldıracak nitelikte ve yoğunlukta görülmüştür. Soru, Alevi mezhebine bağlı herhangi bir öğrenci üzerinde daha sonradan ayrımcı nitelik taşıyan eylemlerle desteklenmese bile Alt Komisyon tarafından ayrımcılık olarak kabul edilmiştir."

Hakan Güneş'in haberi
10 Aralık 2007 - VAKİT

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.