1. HABERLER

  2. TÜMÜ

  3. MAKALE

  4. Zülfü Livaneli : Cini yeniden şişeye sokmak zordur
Zülfü Livaneli : Cini yeniden şişeye sokmak zordur

Zülfü Livaneli : Cini yeniden şişeye sokmak zordur

Zülfü LivaneliHalk kitleleri, iki kutsal kavramdan zarar geleceğine inanmaz: Bunlardan birisi din, birisi de milliyetçilik.Halkın mantığına...

A+A-

Zülfü Livaneli : Cini yeniden şişeye sokmak zordur Zülfü Livaneli

Halk kitleleri, iki kutsal kavramdan zarar geleceğine inanmaz: Bunlardan birisi din, birisi de milliyetçilik.

Halkın mantığına göre; bir insanın dinine, kitabına sahip çıkmasından, ibadet etmesinden daha güzel ne olabilir?

Aynı şekilde insanın bayrağını, vatanını, milletini sevmesinden ne gibi bir kötülük gelebilir?

Aslında halk haklıdır, bu iki kavramdan da insanlara kötülük gelmez.

Ama ne zaman ki din ve milliyetçilik kavramları, siyaset bezirgânlarının eline düşer, korkulacak an gelmiş demektir.

Bizim halkımız “bayrak, vatan” diye ortaya çıkan Hitler’in, Mussolini’nin sebep olduğu yıkımı, milyonlarca kişinin öldürüldüğü, şehirlerde taş üstünde taş bırakmayan savaşı yaşamadığı için, bilmez.

Afganistan’da Kuran, peygamber diye ortaya çıkan Taliban’ın insanlık dışı zulümlerinden haberi yoktur.

İran devriminin ilk yıllarında, Evin Cezaevi’ndeki genç kızların, cennete bakire gitmesinler diye idam etmeden önce ırzlarına geçildiğini de duymamıştır.

Bu yüzden dinin ve milliyetçiliğin siyasallaşmasının yol açabileceği korkunç tehlikeleri göremez.

Ama dünyayı bilme iddiasında olan aydınların, gazetecilerin, siyasetçilerin bu örneklerini bilmediğini düşünmek safdillik olur.

Onlar bile bile alet oldular bu oyuna.

Ve bizim gibi “ne şeriat, ne darbe” ilkesini yürekten benimsemiş insanlara kötülük yaptılar.

Şimdi Türkiye, halk katına inen bir ayrışmanın, bir hesaplaşmanın arifesine geldiyse bunda aydınların çok günahı var.

1979 yılında İran aydınları, -hatta komünist partisi Tudeh- Humeyni’yi desteklemişti.

İlk kesilenler onlar oldu.

Bu arada Humeyni’nin Batı tarafından desteklendiğini, oralarda ikamet ettiğini, bir Fransız uçağıyla Tahran’a döndüğünü de unutmayalım.

Bugün şikâyet ettikleri İran molla rejimini hazırlayanlar da onlardır, Bin Ladin’i çıkaranlar da.

Ne yazık ki bizim başımıza da bu çorabı ördüler.

Din kutsaldır ama siyasete alet edildiği zaman şişeden çıkmış cini andırır; onu geri sokmak çok ama çok zordur.

Bu iş biraz daha ilerlerse, Tayyip Erdoğan’ları da altına alarak ilerleyeceğinden hiç kuşkunuz olmasın.


***

İki gün önce eski bir bakan arkadaşımla konuşuyordum. Memleketindeki durumu anlattı. “Öyle bir gençlik yetişiyor ki inanamazsın” diyerek şu örneği verdi:

Yeğeni, öz babasına “Senin kanın ve katlin helal!” diyormuş. Çünkü adam CHP’ye oy vermiş ve orucunu bir gün kaçırmış.


***

Osmanlı’dan beri bu belalarla uğraşmış ve dengelerini güçlükle tutturmuş olan Türkiye hızla dinsel ve milliyetçi fanatizme kayıyor.

Askeri hapishanelerde yatmış ve ömrü boyunca özgürlük istemiş bir insan olarak diyorum ki; demokratikleşme çabasının bedeli, demokrasiyi yok edecek kapıları açmak olmamalıydı.

Bu felaketi göremeyen aydınlar, bize bir ülke kaybettirmek üzere.

Her iki ihtimalde de!

Zülfü Livaneli
22.09.2007 Vatan

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.