1. YAZARLAR

  2. Deniz Çamur

  3. Alevi Haber olarak üstlendiğimiz misyon
Deniz Çamur

Deniz Çamur

İtirazın ikinci şartı
Yazarın Tüm Yazıları >

Alevi Haber olarak üstlendiğimiz misyon

A+A-

Alevi Haber sitesinde son haftalarda yayınladığımız ve genellikle sosyal çevremizi sarmalayan kişi ve kurumları konu alan bazı özel haberler  büyük yankı yarattı. Çoğunluğu olumlu olmak üzere birçok e-posta, telefon ve mesajlar aldık. Övenlerde oldu, eleştirenlerde oldu. Bazı yergi, eleştiri ve yer yer hakarete varan tepkilerede kısada olsa cevap vermemiz gerekiyor.

Bu süreçte en dikkat çekici tepkiler daha doğrusu tepki örgütleme uğraşları sosyal medya üzerinden yürütüldü ama durduğumuz yerin sağlamlığına güvenerek her türlü saldırı ve provokasyona ve reste verilmesi gereken cevabı vererek hep kazandığımız finaller oynadık.

Alevi Haber olarak öncelikle kendimize ve kendi çevremize bakarak “Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır” anlayışıyla hareket ediyoruz.

Mehmet Akif Ersoy der ki, “Biri dinime küfretse boğarım. Boğamazsın ki, hiç olmazsa yanımdan kovarım. Kovamaz isem de içimden kin duyarım.” Bizim bazı yazı ve haberlerimize tepki gösterenler Aleviliğe küfredenleri bırakın boğmayı veya yanından kovmayı, en azından bir kin bile duy(a)muyorlar. Bunuda geçelim, bu çevrelerle çok sıcak dostane ilişkileri sürdürebildiklerine sosyal medya kanal akışlarındaki yazı, paylaşım ve beğenilerden gözlemleyebiliyoruz. Öyle körelmişler ki, kalkıp Aleviliğe küfredenlerle bir olup, bizim gibi yolu saptıranlara karşı mücadele edenlere cephe aldıklarını dahi gözlemliyoruz. Bunlar hem celladına hem celladının etrafını sarmalayan ahaline âşık olmuşlar!

Bizler hem site olarak hemde Aleviler olarak tabi ki bizlere yapılan haksızlıklarla karşı durup, mücadele edip, haksızlıklara karşı savaşacağız. Bu mücadele dışa yönelik olduğu gibi içe yönelikte işlemelidir, işleyecektir. İçimizdeki yanlış duruş sergilenyenleri teşhir etmeye bütün gücümüzle devam edeceğiz.

Birer camiye dönen Cemevileri, Cemevilerini kendi kişisel çıkarları için basamak yapan şarlatanlar, kurumlara göz kırparak yer kapmaya çalışan aydın kılıklı simsarlar ve coğrafyamızda yaşanılan haksızlıklar ve hukuksuzlardan rahatsız olmayanlar, Alevi Haber'in yayınlarındanda rahatsız olmamalıdırlar. 

....

Bir başka yaklaşım da ortodoks bir noktadan seslenenlerden geliyor, bunlar Seyyid, Dede önadı takan ve geleneksel Aleviliği savunuyor görüntüsü vererek ''Alevi Haber sitesi kim oluyorda ikrarsız ve yola revan olmadan Alevilik adına yorumlar yapıyor, ne hakla Alevilik üzerinde söz söylüyor ve kimi temsil ediyor ve birilerini yargılar yayın yapıyor'' diyorlar.

Bunca gözle görünen yanlışa ve haksızlığa karşı bizler Alevi Haber olarak  “Biz Aleviliği çok iyi bilmediğimiz için Alevileri temsil edemeyiz demeden, dilimizin döndüğü, aklımızın erdiği kadarıyla yanlış ve haksızlıklara karşı durmaya çalışıyor ve yanlışlıkları teşhir ediyoruz”

Alevi Haber sitesi; Aleviliği ve Alevileri savunmak için yeterli bilgi ve donanıma sahiptir. Alevilikle ilgili yayınlanan literatürü titizlikle takip ederken günümüzün kaçınılmaz haber ve gelişmelerini sosyal medya kanallarını hem aktif olarak kullanıp hemde gözlemci olarak takip ediyoruz.

Bizim üstlendiğimiz misyon insanlarımıza ve araştırmacılara bir Alevilik tarifi vermekten daha çok yola hizmet ettiğini düşündüğümüz tüm yazı ve kaynakları bir çatı altında toplamak ve de en önemli kısmı Alevilerin toplumsal duruşuna sadık bir yayın politikası izmemektir diyebiliriz.

...

Alevilerinin çoğunun Alevilikten uzaklaştığını, bazı cemevlerinin camiye dönüştürmeye çalıştığını yazıyor olmamızdanda rahatsızlık duyanlar oldu. Aleviliği özünden kopararak soysuzlaştırmaya çalışmak suç değilde, bunları haberleştirerek teşhir etmek mi suçtur?

Alevilerin ibadet yeri cemevi, namazı burada yapılan cemler, orucu da Muharrem’dir. Bir Alevi kendisinin de bir parçası olduğu Hakk ile bir bütündür ve hep onunla beraberdir. Yani sürekli ibadet halindedir.

 

Alevilikteki Ali, bazen tanrısal niteliklere sahip biridir. Bazen Kırklar Meclisi anlatısında olduğu gibi Muhammed’den üstün, onu peygamber olduğunu söylediğinde içeri almayan, ancak sizlerden biriyim deyince meclise buyur eden, sonrasında ezdiği üzüm tanesini dem niyetine Kırklar Meclisi'nde bulunanlara ikram ettirip, ona bir nevi sakilik yaptıran bir role sahiptir. Alevilerin Ali’si gerektiğinde dem de alır, coşunca kalkıp semah da döner. Hakiki Aleviler ise bunda bir çelişki veya yanlışlık görmezler! Sünni’nin, Şii’nin ve Alevi’nin Ali’leri farklı farklıdır; birininki diğerini tutmadığı gibi ona yüklenen roller birbirine tamamen zıt özellikler gösterir.  

Kimliğimize sahip çıkmak için izlememiz gereken tek yol Pir Sultan ve Kaygusuz Abdal gibi ozanlarımızın nefeslerini can kulağıyla dinleyip, okumak ve onların gizli ve içsel anlamlarını kavramalıyız. Alevilerin ortak hafızası basılı bir kitaba veya yazılı kaynaklara değil, Alevi Deyişlerine, Alevi nefeslerine ve Alevi Türkülerine dayanır.

Tribünlere oynayan aydın kılıklı Şiacılarla ve Dede kılıklı imamlarla, yer kapmaca oynayan samimiyetten uzak kişiliklerle kaybedecek zamanımız esasında hiç yoktur, hepsini hakettikleri kadar tanıyıp, hakettikleri yere nakledip önümüze bakacağız. Yanlış yapan hiçkimse kendisini dokunulmaz görmesin, görmemelidir. Bunu açıkça ilan etmemize rağmen Alevi Haber ile uğraşır ve haksız yerde durup bizlerle polemiğe girerlerse bu çevreden silkeleyip atacağımızdan emin olabilirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.