1. HABERLER

  2. ALEVİLİK

  3. BASINDA ALEVİLER

  4. Alevi Dedeleri Satılık Değildir !
Alevi Dedeleri Satılık Değildir !

Alevi Dedeleri Satılık Değildir !

ALEVİ DEDELERİ SATILIK DEĞİLDİR !‏BASINA VE KAMUOYUNA          Son günlerde Hükümetin bir AKP milletvekili...

A+A-

BASINA VE KAMUOYUNA

 

        
Son günlerde Hükümetin bir AKP milletvekili üzerinden, Alevi Enstitüsü, Alevi İlahiyat Fakültesi, Alevi İmam Hatip ve Kur'an kursları açacağı ve  bunun yanısıra Diyanet işleri Başkanlığından Alevilere kadrolu dedelik ve zakirlik verileceği gündeme getirilmiştir.Bu  konular hakkında  Alevi dedeleri olarak zorunlu bir açıklama yapma ihtiyacı duymaktayız.
        
Tarih boyunca Alevi-Bektaşi Dedeleri,ve Babaları egemen iktidarlardan ne bir paye , ne bir maaş ne de eğitim veya kurs almamışlardır. Alevi-Bektaşi dergahları kendi dedelerini sadakat-ehliyet ve liyakata göre seçmiştir. Uzun ve zorlu bir eğitim sürecinden geçen dedeler ve babalar aldıkları ilim yanında , yaşam içerisinde takındıkları irfan ve edep ile bu makamlara Mürşid-Pir Rehber, önünde seçilmişler ve tayin edilmişlerdir.         

Osmanlı tarihi boyunca dedelerin ve babaların eğitim yuvaları olan dergahlar, zaman zaman kapatılmış,yıkılmış ve bazı dönemlerde de Nakşibendi şeyhleri atanarak asimilasyon devlet eli ile yukarıdan aşağıya örgütlenmiştir. Yüzlerce yıllık tarihimiz boyunca ne Osmanlı döneminde ne de Cumhuriyet döneminde bir tek Dede ya da Baba devletin maaşlı görevlisi olmamıştır. Alevi-Bektaşiler inançları gereği kendilerine sunulan bu hizmet karşılığında "HAKKULLAH" adı altında taliplerin,muhiplerin gönlünden kopanı kabul etmişlerdir. Aldıkları Hakkulah'ın üçte birini inançları gereği o beldede bulunan en yoksul insana vermişler, üçte birini kendi ihtiyaçları için saklamışlar, üçte birini ise Hacı Bektaş Veli Dergahı'na "KARA KAZAN HAKKI" olarak göndermişlerdir.
         
Bu sayede Serçeşme olarak kabul ettiğimiz dergahımızda sürekli kazanlar kaynamış, yolcular ve yoksullara her zaman taze aş pişirilmiş, ikram edilmiştir. Dergahın silolarında biriken  buğday, arpa vs.gıda maddeleri, kıtlık olan bölgelere tohumluk olarak ve gıda ihtiyacını karşılamak üzere dağıtılmıştır.
          
Bu nedenle Alevi-Bektaşiler iktidardan ne bir ulufe ne de kadro istememektedirler. İktidardan Alevi Bektaşi dede ve babaları olarak istediğimiz şey , Aleviliğin resmen tanınması, Cem Evlerinin yasal ibadethanemiz olarak kabul edilmesi, zorunlu din dersleri ve Alevi köylerine Cami yapımına son verilmesidir.
         
Diyanet İşleri Başkanlığı çağdaş, laik ve demokratik bir ülkede olmaması gereken bir kurumdur. Görüşümüz ve dileğimiz odur ki her kim inancı için bir yerde ibadet ediyorsa o inancının gereği olan din görevlisinin maaşını kendi oluşturacağı özerk kurum aracılığı ile kendi ödemelidir. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmeli, genel bütçeden pay almamalı ve özerkleştirilmelidir.
          
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Alevi dedelerine ve zakirlerine verilecek kadrolar, Alevilerin örgütlü gücünü dağıtmaya dönük bir manevradır, bizler Hünkar Hacı Bektaş Veli dergahına bağlıyız. Diyanetin kadrolarına müracaat edecek kişiler ise Alevi dedesi-babası olamazlar, yüzyılların direncini bir kadroya, bir maaşa sattıkları için olsa olsa "YOL DÜŞKÜNÜ" olurlar. Geçmişine sahip çıkan ve saygılı olan bizler bu kararlılığımızı kamu oyu ile paylaşıyoruz. İktidardan Muharrem ayında göstermelik sevgi gösterileri yerine Alevi-Bektaşilerin haklarına saygı duymasını ve kabul etmesini bekliyoruz. Asimilasyona karşı bilincimizi en yüksek noktaya çıkaracağımız bu günlerde çağdaş, laik ve demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızı haklarımızı korumak için verdiğimiz bu mücadelede yanımızda olmaya çağırıyoruz.

ALEVİ-BEKTAŞİ DEDELERİ ADINA:
MUSAİKAZİM ENGİN
 

Alevi Haber / 5 Aralık 2007

http://www.alevihaber.com

 

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.